İstanbul Psikoterapi Rehberi: Sürekli Öfkelenmenin Ardındaki Gizli Tetikleyiciler
- Omer Faruk Güzelgöz

- 18 May
- 1 dakikada okunur
Gün içinde en ufak bir aksilikte veya trafikte neden bu kadar çabuk öfkelendiğinizi hiç düşündünüz mü?
İstanbul Psikoterapi arayışınızda Şişli ve Nişantaşı bölgesindeki kliniğimizde öfke patlamaları, engellenme eşiğinin düşüklüğü ve kronik sinirlilik hallerini kanıta dayalı bilişsel yaklaşımlarla çalışıyoruz; bilgi almak için benimle iletişime geçebilirsiniz.
Bir restoranda siparişinizin gecikmesi, trafikte gereksiz yere çalınan bir korna ya da planlarınızın aniden aksaması zihninizde devasa bir öfke dalgası yaratabilir. Klinik psikoloji literatüründe "Engellenme-Saldırganlık Hipotezi" olarak da incelenen bu durum, öfkenin durup dururken ortaya çıkmadığını; her zaman belirli temel tetikleyicilere dayandığını gösterir. İnsan zihni üç temel durumla karşılaştığında otomatik olarak öfke alarmı üretir: Sınırlarının ihlal edildiğini hissettiğinde, bariz bir haksızlığa uğradığını düşündüğünde veya gerçekleştirmek istediği bir eylem engellendiğinde. Örneğin, o yemeğin geç gelmesi sadece açlıkla ilgili değildir; zihninizin "zamanıma ve parama haksızlık ediliyor" ya da "engelleniyorum" şeklinde yaptığı gizli bir yorumun sonucudur.
Öfke, zihninizin size "Burada ters giden bir şeyler var!" deme şeklidir. Ancak bu alarmın sesini körü körüne takip edip etrafı yıkmak yerine, alarmın neden çaldığını anlamak gerekir. İstanbul genelinde yürüttüğümüz psikoterapi seanslarında, danışanlarımızın bu anlık öfke tetikleyicilerinin altındaki ara inançları keşfetmelerine, engellenme toleranslarını artırmalarına ve duygularını yıkıcı yollarla değil, sağlıklı sınırlar çizerek yönetmelerine destek oluyoruz. Öfkenizin kaynağını keşfetmek, duygusal regülasyonun en güçlü anahtarıdır.




Yorumlar